.............................................................................Değ
erli dostum Ö.Gümüşsoy'a armağanımdır.
Şimdi ve sonra yani iki zaman kipinde bütün mal varlıklarını gömenler
benim varım yoğum ortada işte
iddia ediyorum güzelce gebereceğiz bu şiirin sonunda
sana dair ne varsa bu hayatta
el koyuyorum cüzzamlı bir polis gibi
göğüslerin suratın karanfillerin ve sesin haciz altında
sana büyük iktidarların solo şarkıları gibi geliyorum
büyük başkaldırışların altında yatan ama korkak ama bitik cümlelerin
ardından hayatını kuşatıyorum
tutuklusun bir o kadar güzel....
bir filmi başa sarıp tekrar tekrar izlemek kadar anlamsızdık bu gece
kafası kesilen bir hayvanın bacaklarını sallayıp
daha ölmedik ulan sikimi yeyin siz benim der gibiydik
bu zamanın içinde
sevişecek gücü kalmayan insanların toplandığı insan kamplarında
ödüldür ya hani bir kaç kez arka arkaya birbirini anlamak
işte şimdi bir tanrının önünde diz çökmekten dizleri çürüyenler gibi
birbirimizin çürükleri hakkında ne söyleyebiliriz
işin aslı sevdiğim biz birbirimize çürüyen iki tanrı gibi, gövde gösterisinde
sırattan geçerken birbirimizin elini kaybedenlerdendik
şimdi yosun tutmuş bedenimiz, bir kaç kere daha birbirine değsin diye
ihbar ediyoruz kendimizi bütün emniyet birimlerine
gelin ve yüzleştirin bizi diye...
Senin ağzına koza kaçtığından beri her kelimen biraz daha kelebek
biraz daha günü birlik,belkide bu yüzden herkes bir kere ölümü tadıyordu
hani konuşacak gücü olmayan insanların toplandığı insan kamplarında
ödüldür ya susmak,
bende öylece susa kaldım bir kamp günlüğünde
adımı sıfatımı toplayıp kaçarken bedenimden
bir asker böbreğimden enseleyince
belki senin ağzının kenarındaki bir lavra ele vermişti beni
birazcık sussaydın tel örgülerin iç organlara geçmezdi
hayır seni affetmiyorum,ikinci derece yanıklarıma dokunma
ben sana yüz derecede kaynıyorum.....
yani anlıyacağın azimle öpen bedeni deler geçer
haksızsın bir temmuz gecesi işte bu yüzden
tarafımdan yargılanacaksın
büyük iktidarların solo şarkıları gibi seni tutacağım hücremde
hele bir sesini çıkar
şu yüreği yersin kafana.....
bir vakit vahşi hayvanlar gibi şehre inip,
tenine muhtaç şu adamla paylaşmamıştın etini
eti senin olsun kemiği benim der gibi bakmıştım sana
hatırla o bakışı kadın,
sen pılını pırtısını aşk şarkılarının üzerinden
mal bulmuş mağribi gibi alıp ellerini yüzüme kapatınca
ben tanrının doğum günü sanmıştım
bir kaç melek çıkıcak içinden gözlerimi açınca diye beklerken,
gözlerimi açtım,
gittin....
gittin her ölümlü gibi,
sehpanın üstünde bir ip ve giyotin
yanında boynum düşerken sana
yemin ediyorum en çok ayak bileklerini özlemiştim
çünkü bir kadını ayak bilekleri ele verirdi giderken
bastığı yerleri aşka bulardı,ayak izinde bir şarkı
yürüdükçe sesi azalan
gittikçe biten,
şimdi başa alınması imkansız bir teyp kaydı gibi
izlerimiz,
bir yerlerde şarkı söylüyorsan
sokak çocukları eşlik etsin sana
bütün sokaklar birbirine çıkar bilirsin
bir çocuk getirir küflü elleriyle belki bana
ama şunu bil ki;
her şarkı içinde biraz tanrı barındırır,
belden yukarı tutulup öpüp yukarı koyulan bir melodi gibi
düştün dilimden
şimdi dudağımda kutsal bir uçuk
merhem ne çare, vücuda yayılmakta olan
_______ben sana ezelden beri kanserim,lütfen moralimi bozma________
bir kadını başa alıp öpmek tekrar öpmek ve öpüldüğü yerlerini yemin gibi
ezberletmekti son sözüm ,gece baskınlarında göğüslerini zorla kurtaran fahişelerin
ilk ifadeseydi sana sözüm
ben yapmadım!
Ben seni bu gece öldürmedim ,sadece tetiği çektim
Requiem
Tek sayfa
Koza
#2
Bu ileti 06 July 2008 - 03:08 AM
Bugün beni anlatan şiiri eklemekte acele etmişim anlaşılan.
Hele ki şu bölümün altına,
Senin ağzına koza kaçtığından beri her kelimen biraz daha kelebek
biraz daha günü birlik,belkide bu yüzden herkes bir kere ölümü tadıyordu
hani konuşacak gücü olmayan insanların toplandığı insan kamplarında
ödüldür ya susmak,
bende öylece susa kaldım bir kamp günlüğünde
adımı sıfatımı toplayıp kaçarken bedenimden
bir asker böbreğimden enseleyince
belki senin ağzının kenarındaki bir lavra ele vermişti beni
birazcık sussaydın tel örgülerin iç organlara geçmezdi
hayır seni affetmiyorum,ikinci derece yanıklarıma dokunma
ben sana yüz derecede kaynıyorum.....
yani anlıyacağın azimle öpen bedeni deler geçer
haksızsın bir temmuz gecesi işte bu yüzden
tarafımdan yargılanacaksın
büyük iktidarların solo şarkıları gibi seni tutacağım hücremde
hele bir sesini çıkar
şu yüreği yersin kafana...
_Şiire teşekkür_
Hele ki şu bölümün altına,
Senin ağzına koza kaçtığından beri her kelimen biraz daha kelebek
biraz daha günü birlik,belkide bu yüzden herkes bir kere ölümü tadıyordu
hani konuşacak gücü olmayan insanların toplandığı insan kamplarında
ödüldür ya susmak,
bende öylece susa kaldım bir kamp günlüğünde
adımı sıfatımı toplayıp kaçarken bedenimden
bir asker böbreğimden enseleyince
belki senin ağzının kenarındaki bir lavra ele vermişti beni
birazcık sussaydın tel örgülerin iç organlara geçmezdi
hayır seni affetmiyorum,ikinci derece yanıklarıma dokunma
ben sana yüz derecede kaynıyorum.....
yani anlıyacağın azimle öpen bedeni deler geçer
haksızsın bir temmuz gecesi işte bu yüzden
tarafımdan yargılanacaksın
büyük iktidarların solo şarkıları gibi seni tutacağım hücremde
hele bir sesini çıkar
şu yüreği yersin kafana...
cesedimi basarım!
_Şiire teşekkür_
#3
Bu ileti 06 July 2008 - 03:16 AM
Değerli Özgür güzel yorumun için teşekkürü borç bilirim.
#4
Bu ileti 06 July 2008 - 03:18 AM
Kelimelerin gücü adına!
Korktum, üstelik imlasız bir yaz gecesini küfür ederek savuşturmaya çalışıyordum.
Hangi dizeye eğilmeli bilemedim.
Şiire sussam kabalık etmiş olur muyum yazarım?
Ceketimi iliklerim, şapkamı çıkartırım ve tebriklerimi sunarım.
Korktum, üstelik imlasız bir yaz gecesini küfür ederek savuşturmaya çalışıyordum.
Hangi dizeye eğilmeli bilemedim.
Şiire sussam kabalık etmiş olur muyum yazarım?
Ceketimi iliklerim, şapkamı çıkartırım ve tebriklerimi sunarım.
#5
Bu ileti 06 July 2008 - 03:24 AM
Armağanın çok değerli benim için dostum.
Müebbetimiz bol olsun!
Müebbetimiz bol olsun!
#6
Bu ileti 06 July 2008 - 03:27 AM
QUOTE(Ispendek @ 06.07.2008 - 03:18) <{POST_SNAPBACK}>
Kelimelerin gücü adına!
Korktum, üstelik imlasız bir yaz gecesini küfür ederek savuşturmaya çalışıyordum.
Hangi dizeye eğilmeli bilemedim.
Şiire sussam kabalık etmiş olur muyum yazarım?
Ceketimi iliklerim, şapkamı çıkartırım ve tebriklerimi sunarım.
Korktum, üstelik imlasız bir yaz gecesini küfür ederek savuşturmaya çalışıyordum.
Hangi dizeye eğilmeli bilemedim.
Şiire sussam kabalık etmiş olur muyum yazarım?
Ceketimi iliklerim, şapkamı çıkartırım ve tebriklerimi sunarım.
Güzel yorumlarınız için teşekkür ederim değerli editörümüz.
#7
Bu ileti 06 July 2008 - 03:28 AM
QUOTE(Free & Chaos @ 06.07.2008 - 03:24) <{POST_SNAPBACK}>
Armağanın çok değerli benim için dostum.
Müebbetimiz bol olsun!
Müebbetimiz bol olsun!
Rica ederim efendim.
#8
Bu ileti 06 July 2008 - 12:06 PM
"Senin ağzına koza kaçtığından beri her kelimen biraz daha kelebek"
Uvvv!
O da neydi öyle?!
Şaftı kaydı duyguların, dağıttınız tüm miskinliğimi.Hırçın kaleminize...
Sevgilerimle.(:
Uvvv!
O da neydi öyle?!
Şaftı kaydı duyguların, dağıttınız tüm miskinliğimi.Hırçın kaleminize...
Sevgilerimle.(:
#9
Bu ileti 06 July 2008 - 12:24 PM
"hayır seni affetmiyorum,ikinci derece yanıklarıma dokunma
ben sana yüz derecede kaynıyorum....."
Seni öldüresim var requiem! sakın tenhada karşıma çıkma!
İnanılmaz kıskanıyorum seni ya, ne güzel dizeler bunlar. Dönüp dönüp, okuyacağım bu şiiri ben.
ben sana yüz derecede kaynıyorum....."
Seni öldüresim var requiem! sakın tenhada karşıma çıkma!
İnanılmaz kıskanıyorum seni ya, ne güzel dizeler bunlar. Dönüp dönüp, okuyacağım bu şiiri ben.
#10
Bu ileti 06 July 2008 - 01:01 PM
Acaba diyorum, biraz daha kalsaydık o kozanın içinde...
Belki bu bize zaman kazandırırdı.
Sevgiler, Free & Requiem...
Şiirle...
Belki bu bize zaman kazandırırdı.
Sevgiler, Free & Requiem...
Şiirle...
#11
Bu ileti 06 July 2008 - 03:19 PM
Değerli yorumları için Suret, Hürrem Sultan ve Deniz S.'ye teşekkürü borç bilirim.
#12
Bu ileti 06 August 2008 - 01:21 AM
Tekrar okunsun bu şiir.
Kelebeğin kozada geçirdiği vakitlerin ve sürekli ertelediği ecelinin anısına...
Kelebeğin kozada geçirdiği vakitlerin ve sürekli ertelediği ecelinin anısına...
Bu konuyu paylaş
Tek sayfa
Giriş yapın
Kayıt olun
Yardım



Yukarı
Çoklu alıntı









